Avrupa yakası dizisinden hatırladığımız Engin Günaydın bildiğiniz üzere en çok güldüren oyuncular arasındadır. 2009 Aralık ayında gösterime giren Binnur Kayacı gibi sanatçılarında yer aldığı Vavien filmi fazla duyulmasada kimi sinemacılar için üst düzey filmler içindeydi. Mutsuz hayatları olan Celal Engin Günaydın ve karısı Binnur Kaya kötü bir yaşam sürdürmektedir. Abisi ve Celal nerdeyse her gece pavyondadırlar. Sibel'in Güneş Berberoğlu Celal'e olan aşkı ortalığı karıştırmaktadır. Celalin karısına yabancı ülkeden babasından para gelmektedir. Bu paraları zamanla yüksek bir miktarda birikmektedir. Bu paranın kurtuluşu olduğunu düşünerek bir plân yapan Celal?i değişik anlayamayacağı sürprizler beklemektedir. Gerilim ve Komedinin birleştiği filmi izlemek için sinemayı değilde interneti kullanmanız daha mantıklı.
Her ne kadar Celal ile Avrupa Yakası'ndaki Burhan?ın bazı ortak noktaları var görünse de, ikisi de esasında bambaşka karakterler.
Bir söz de filmde Settar Tanrıöğen ile Neşet Ertaş'ın atışmasına. Sazı oldukça iyi çaldığını bildiğimiz Settar Tanrıöğen, Neşat Ertaş ile birlikte öyle güzel çalıyor ki, saz sevenlerin mutlaka izlemesi gereken bir sahne…
Yapım
2009
Tür
İzlenme
85 kez izlendi
Etiketler
Yorum Yap
-
Teşekkürler, yorumunuz inceledikten sonra eklenecektir.
Yorum bulunmamaktadır, ilk yorumu siz yapabilirsiniz.
Benzer Filmler
En Hit Filmler
Catherine tramell Sharon Stone San francisco'dan Londra'ya taşındıktan sonra kanun dışı işler yapmaya devam eder. Çok satan cinayet romanları yazmaya devam eden ve kısa sürede Londra'da da adından söz ettirmeye başlar. Tanınmış bir sporcunun garip şekilde ölümü sonucu dedektif Roy Washburn David Thewlis Catherine'den şüphelenir, onu sorgular fakat suçlu olduğunu kanıtlayamaz bunun üzerine Tramell?in psikiyatrik karakter profilini çıkarıp, değerlendirmesini yapmaya ikna edilir ve Dr. Michael Glass David Morrisey' yönlendirilir fakat Michael, Catherinenin çekim alanına girer ve onunla beraber olabilmek arzusuyla yeni cinayet romanındaki öldürülecek karakter olma yolunda ağa düşer. En az Temel içgüdü 1 kadar güzel olan film defalarca seyredilmeye değerdir.
Güneşi Gördüm ve Beyaz Melek filminden sonra senaristliğini ve yönetmenliğini yapan Mahsun Kırmızıgül 3. filmi New York'ta Beş Minare ile türk sinemasında olay yarattı. Yaklaşık 11 yıl önce hayalindeki filmi gerçekleştirmek için yola çıkmış ve hayalini gerçekleştirmiştir. Yaptığı basın toplantılarında düşüncelerimde olan tüm filmleri gerçekleştireceğini söyleyen Mahsun Kırmızıgül çok iddialı konuşuyor. 3 ay boyunca tekke ve cemaatleri gezen ve müslüman cemaatlerinin tüm zikirlerini izleyen Kırmızıgül'ün çektiği zikir sahnesi sinema tarihinde bu güne kadar çekilen en güzel zikir sahnesi diye konuşuluyor. Yazmış, yönetmiş, oynamış, müziklerini yapmış ve ortaya başından sonuna ilgiyle, zaman zaman fevkalade duygulanarak izlenen bir film çıkarmış.. Sevginin, hoşgörünün filmini yapmış. İnsan olmanın filmini.. Dünyayı, ülkeyi, aileleri bölen saçma korkuların, hırsların, intikamların nasıl anlamsız, nasıl acımasız olduğunu anlatmış. Peşin hükümlerin yarattığı yanılgıların içinin nasıl boş olduğunun altını çizmiş.. Kırmızı bültenle aranan ve ismi fenomene dönüşen radikal dinci bir örgütün lideri Deccal kod adlı suçlunun Amerika’da yakalandığı bilgisi gelir. Teşkilatın en başarılı iki polisi Amerika’ya suçluyu teslim almaya giderler. Bundan sonrası kolay gibi görünür ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İstanbul, New York, Bitlis üçgeninde geçen hikaye, yakın dönemin Türkiye’sini sorgularken, 11 Eylül sonrası Amerika ve dünyanın İslam ile olan paranoyasının altını çizecektir.
Son Yorumlar
Etiketler



























